0 224 249 44 41 – 0 541 207 22 95
Odunluk Mah., Erdoğan Binyücel Cd., Eker İş Mrk., B1 Blok, Kat:1, No:108, Nilüfer/Bursa
Damar hastalıkları, dolaşım sistemini oluşturan atardamar (arter), toplardamar (ven) ve kılcal damarların yapısal veya fonksiyonel bozuklukları sonucu gelişen klinik tablolardır. Kardiyovasküler sistemin temel görevi; dokulara oksijen ve besin taşımak, metabolik atıkları uzaklaştırmaktır. Bu sistemde meydana gelen patolojiler, hücresel düzeyde iskemiye (yetersiz kanlanma) ve ilerleyen süreçte organ hasarına yol açabilir.
Damar hastalıklarının en önemli patofizyolojik mekanizması aterosklerozdur. Ateroskleroz; damar duvarında lipid birikimi, inflamasyon ve fibrotik plak oluşumu ile karakterizedir. Zamanla damar lümeni daralır, kan akımı azalır ve tromboz riski artar. İleri evrede akut damar tıkanıklıkları gelişebilir.
Damar hastalıkları dünya genelinde morbidite ve mortalitenin başlıca nedenleri arasındadır. Özellikle koroner arter hastalığı ve serebrovasküler hastalıklar, ani ölüm ve kalıcı sakatlık açısından yüksek risk taşır.

Damar hastalıkları, tutulan damar tipine göre sınıflandırılır:
Arteriyel hastalıkların temelinde çoğunlukla ateroskleroz yer alır.
Venöz sistem hastalıkları genellikle kapak yetmezliği veya tromboz ile ilişkilidir.
Damar hastalıklarında belirtiler, etkilenen damar yatağına göre değişiklik gösterir:
Akut damar tıkanıklıklarında ağrı ani ve şiddetlidir; acil müdahale gerektirir.
Damar hastalıkları gelişiminde değiştirilebilir ve değiştirilemeyen risk faktörleri rol oynar.
Risk faktörlerinin kontrol altına alınması, aterosklerotik sürecin yavaşlatılmasında temel stratejidir.
Kalpten kanı organlara taşıyan atardamarlarda veya kanı kalbe taşıyan toplardamarın pıhtı, damar sertliği veya diğer patolojik nedenlerle daralarak tıkanmasıdır. Tıkanıklığa neden olan pıhtı, aterosklerotik plaklar veya damar cidarının bozulması gibi hadiselerle damarlar daralarak kan akımı bozulmaktadır.
El ve çoğunlukla ayak parmaklarda soğukluk ve uyuşma olabilir. Hastalık ilerledikçe istirahatte gelişen ağrı ve ilgili dokunun yeterli kanlanamamasına bağlı iskemik ülserasyonlar ve yaralar gelişebilir.
Burger hastalığında parmaklara, kol ve bacaklara giden kan akımı azalır. Damarların bir çeşit iltihabı pıhtı ile tıkanması sonucunda ilerleyen ve yeterince kanlanmayan yaralar ve beslenmeyen doku şiddetli ağrı yapabilir. Hastalığın ilerlemesi ile ayak parmaklarında ve topuklarda yaralar gelişebilir. Parmaklar dahil kemik ve ilgili yapısal dokuların beslenmesi bozularak kangrene dönüşebilir.
Burger hastalığı özellikle genç erkeklerde görülen, alt ve üst ekstremitelerdeki küçük-orta boy atardamar ve toplardamar tutulumu gösteren ilerleyici bir uç organ damar hastalığıdır. Tıp dilinde Thromboangiitis obliterans (TAO) olarakta bilinir.

Hareket ve yürüme ile kendini gösteren kladikasyo (topallama) olarak bilinen ağrı Burger hastalığının tipik bulgusudur. Hastaların parmakları el ve ayakları genellikle soğuktur. Uzuvlardaki nabızlar ise çoğunlukla zayıftır veya muayenede alınmayabilir.
Yürümekle ayak tabanında ve bacak kaslarında ağrı oluşabilmektedir. Bu ağrı diğer damar tıkanmalarındaki gibi yürüyünce başlar, dinlenince geçer. Hızlı yürümek ve yokuş yukarı çıkmak çok zordur. Ağrı sırasında hastanın daha fazla zorlamaması ve dinlenmesi esastır.
El ve çoğunlukla ayak parmaklarda soğukluk ve uyuşma olabilir. Hastalık ilerledikçe istirahatte gelişen ağrı ve ilgili dokunun yeterli kanlanamamasına bağlı iskemik ülserasyonlar ve yaralar gelişebilir.
Burger hastalığında parmaklara, kol ve bacaklara giden kan akımı azalır. Damarların bir çeşit iltihabı pıhtı ile tıkanması sonucunda ilerleyen ve yeterince kanlanmayan yaralar ve beslenmeyen doku şiddetli ağrı yapabilir. Hastalığın ilerlemesi ile ayak parmaklarında ve topuklarda yaralar gelişebilir. Parmaklar dahil kemik ve ilgili yapısal dokuların beslenmesi bozularak kangrene dönüşebilir.

Sigara içiciliği hastalığın başlangıç ve ilerlemesinde önemli bir yer tutmaktadır. Hastaların erken tanı ve tedavisi önemlidir. Tedavinin en önemli basamağı sigaranın ve pasif sigara içiciliğinin kesilmesi zorunluluğudur. Sigara bırakıldığında ve yeterli palyatif tedavi yapıldığında yaralar iyileşir, tekrar açılmaz ve hastaların ampütasyona gitme riski azalabilmektedir.
Tedavinin sağlanmadığı veya yetersiz kaldığı ileri aşamadaki hastalarda bacak, kol ve parmak gibi uzuvların kaybıyla sonuçlanan istenmeyen klinik tablolar gelişebilmektedir.
Sigara içenlerde gözlenen damarsal burger hastalığı, dolaşım yetmezliği, şeker hastalığı, damarsal problemler, kolesterol dengesizliği ve genetik yatkınlık hastalığın gelişmesine katkı sunmaktadır.
Kan dolaşımındaki bozukluklar neticesinde uzuvlarda meydana gelen yaraların tedavi edilmesinde medikal ozon tedavisinin üstünlüğü kanıtlanmıştır. Medikal ozon ve kök hücre tedavisinin yanında diğer modern ve alternatif tıp tedavileri ile yapılan doğru uygulamalarla hastalığın tedavisinde başarılı sonuçlar alınabilmektedir.
Klasik tıbbi girişimler arasında prostaglandin analogları, sempatik blokaj ve revaskülarizasyon gibi tedaviler uygulanabilmektedir.