0 224 249 44 41 – 0 541 207 22 95
Odunluk Mah., Erdoğan Binyücel Cd., Eker İş Mrk., B1 Blok, Kat:1, No:108, Nilüfer/Bursa

Varis hastalığı çoğu zaman yalnızca estetik bir problem olarak düşünülse de, tedavi edilmediğinde ciddi dolaşım problemlerine neden olabilen ilerleyici bir damar hastalığıdır. İleri evrelerde ortaya çıkabilen en önemli komplikasyonlardan biri ise halk arasında “varis yarası” olarak bilinen, tıbbi adıyla “venöz ülser” oluşumudur.
Özellikle uzun süre ayakta çalışan kişilerde, venöz yetmezliği bulunan hastalarda ve ileri düzey varis hastalarında görülen varis yaraları, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen ve tedavi edilmediğinde uzun süre kapanmayabilen yaralardır.
Varis yarası veya venöz ülser, toplardamarlardaki dolaşım bozukluğu nedeniyle genellikle ayak bileği çevresinde ortaya çıkan kronik yaralardır.
Normal şartlarda bacaklardaki toplardamarlar, kirli kanı yerçekimine rağmen kalbe taşımak için kapakçık adı verilen yapılar kullanır. Bu kapakçıklar bozulduğunda kanın bir kısmı geri kaçar ve bacak damarlarında göllenmeye başlar.
Bu durum zamanla damar içi basıncın artmasına neden olur. Artan basınç cilt dokusunun yeterince beslenmesini engeller ve sonuç olarak ciltte bozulmalar meydana gelir. Sürecin ilerlemesiyle birlikte açık yaralar oluşabilir.
Varis yaralarının en önemli nedeni kronik venöz yetmezliktir.
Toplardamar kapakçıklarının görevini yerine getirememesi nedeniyle bacaklarda biriken kan, damar içerisinde basınç artışına neden olur. Uzun süre devam eden bu durum ciltte hasar oluşturur ve zamanla yara gelişimine yol açabilir.
Varis yarası gelişme riskini artıran faktörler şunlardır:
Özellikle öğretmenler, sağlık çalışanları, kuaförler, güvenlik görevlileri ve uzun süre ayakta çalışan meslek gruplarında risk daha yüksek olabilmektedir.
Varis yaraları çoğu zaman aniden ortaya çıkmaz. Yaradan önce uzun süre devam eden bazı belirtiler görülebilir.
Bunlar arasında;
yer almaktadır.
Bu belirtiler dikkate alınmadığında zamanla açık yara gelişebilir.
Varis yaraları çoğunlukla ayak bileğinin iç kısmında görülmektedir. Bunun nedeni bu bölgede toplardamar basıncının daha yüksek olmasıdır.
Bazı hastalarda ayak bileğinin dış tarafında veya alt bacak bölgesinde de yara oluşabilmektedir.
Başlangıçta küçük bir cilt bozukluğu şeklinde görülen bu yaralar zaman içerisinde büyüyebilir ve iyileşmesi zor hale gelebilir.
Tedavi edilmeyen varis yaraları aylarca hatta yıllarca açık kalabilir.
Uzun süre kapanmayan yaralar;
Bu nedenle varis yaralarının erken dönemde değerlendirilmesi oldukça önemlidir.
Varis yarası tedavisinde yalnızca yaranın pansumanı yeterli değildir. Asıl amaç, yaraya neden olan toplardamar probleminin ortadan kaldırılmasıdır.
Bu nedenle öncelikle detaylı damar muayenesi ve renkli Doppler ultrason incelemesi yapılmaktadır.
Yapılan değerlendirme sonucunda hastaya uygun tedavi yöntemi belirlenir.
Günümüzde uygulanan ameliyatsız varis tedavi yöntemleri arasında;
yer almaktadır.
Bu yöntemler sayesinde toplardamarlardaki kaçak ortadan kaldırılarak dolaşım düzeltilmekte ve yaranın iyileşme süreci desteklenebilmektedir.
Evet. Erken tanı ve uygun varis tedavisi ile varis yaralarının büyük ölçüde önüne geçmek mümkündür.
Bunun için;
Aşağıdaki belirtilerden biri mevcutsa damar hastalıkları konusunda deneyimli bir uzmana başvurulması önerilmektedir:
Varis yaraları, tedavi edilmeyen venöz yetmezlik ve ileri evre varis hastalığının en önemli komplikasyonlarından biridir. Ancak erken tanı, düzenli takip ve uygun varis tedavisi ile bu yaraların oluşumu büyük ölçüde önlenebilir.
Bacaklarda şişlik, renk değişikliği, kaşıntı veya ciltte sertleşme gibi belirtiler mevcutsa varis hastalığının ilerlemesini beklemeden uzman değerlendirmesi yaptırmak büyük önem taşımaktadır.
Ayrıntılı bilgi ve randevu için
0224 249 44 41
0541 207 22 95
Adres: Odunluk Mah. Erdoğan Binyücel Cd. Eker iş merkezi Kat 1, No:108
Nilüfer-Bursa
İyi ve sağlıklı günler dileriz.
*Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Natural Klinik